14 Kasım 2012 Çarşamba

İstanbul Resitalleri - Kasım 2012 "Ophélie Gaillard"


16 KASIM 2012 Cuma 20:00
SAKIP SABANCI MÜZESİ 'the Seed'

Konuklar, resital akşamı 'Monet'nin Bahçesi' sergisini ayrı bir bilet gerekmeksizin izleyebilecekler.



Avrupa, Japonya ve Amerika'da konserler veren sanatçı 2010'da Münih'te yapılan ARD Uluslararası Çello Yarışması'nda da jüri üyesi olarak yer aldı. Paris Konservatuarı'nda Philippe Muller ile çello, Christophe Coin ile barok çello ve Maurice Bourgue ile oda müziği çalışmalarının her üçünden de en yüksek derece ile mezun olan sanatçı, Sorbonne'da müzikoloji okudu. 10 yıl boyunca Christophe Rousset ile aynı sahneyi paylaştı. Emmanuelle Haïm ve Amarillis Ensemble gibi birçok isimle birlikte sahne aldı. Ophelie Gaillard bugün, Asya, Latin ve Orta Amerika'daki master class ve Versay Konservatuarlarındaki çalışmaları ile yeni çelistlerin yetişmesine katkıda bulunuyor. 

Ophélie Gaillard, 2005'te virtüöz solistleri bir araya getirerek dönem müzikleri yaptıkları Pulcinella'yı kurdu. Repertuarında 20. ve 21. yüzyıl eserlerine de yer veren sanatçının dünya basınında geniş yankı uyandıran kayıtları Diapason, Le Monde de la Musique, Répertoire, Scherzo, Goldberg, Crescendo gibi dünyanın belli başlı müzik yayınlarında çok çok olumlu eleştiriler aldı.

Ophélie Gaillard'ın, Amsterdam'da Concertgebouw, Londra'da Wigmore Hall, Tokyo'da Oji Hall gibi dünyanın belli başlı salonlarının da aralarında bulunduğu Avrupa'dan Japonya ve Amerika'ya uzanan konser ve resitalleri büyük bir beğeniyle takip ediliyor. Birlikte sahne aldığı büyük orkestralar ve oda orkestraları arasında Japon Filarmoni Orkestrası, Kraliyet Filarmoni Orkestrası, Polonya Radyo Orkestrası, Romanya Ulusal Radyo Orkestrası, Budapeşte Franz Liszt Oda Orkestrası ve Moskova Oda Orkestrası gibi orkestralar bulunuyor. Davet aldığı festivallerden birkaçı ise Saint-Denis, Quimper, Messiaen/La Meige, Orangerie de Sceaux, Sablé-sur-Sarthe, Beaune, Evian, Montreux, Bach/Lausanne, October/Normandy, Reims Flâneries Musicales ve Toroella de Montgri. Ophelie Gaillard'ın kayıtları, France Musique, BBC Radio 3, France 2, Mezzo ve Arte gibi radyo ve televizyon kanallarında yayınlanıyor.













Albümleri uluslararası basında geniş yankı uyandıran Barok dönem müziğinin günümüzdeki en önemli temsilcilerinden Fransız çelist Ophélie Gaillard, Uluslararası Bach Çello Yarışması'nın da aralarında bulunduğu sayısız ödüle ve Fransız Klasik Müzik Ödülleri'nde kazandığı "Yılın Enstrümantal Solisti" ünvanına sahip.
Gaillard, 1999 yılında Schumann'ın tüm çello çalışmalarını kaydetti. 2000'de yayınlanan Bach’ın tüm Çello Süitleri kayıtları uluslararası basından olağanüstü ilgi gördü. 2001'de yayınlanan Kontrastlar albümünde Benjamin Britten'ın Çello sonatını seslendirdi. Aynı yıl 2003'te piyanist Vanessa Wagner ile Benjamin Britten’nin tüm Çello Süitlerini ve Piyano Sonatlarını kaydetti. Bu çalışması, Diapason d’Or ve Choc du Monde de la Musique aldı. 2004'te Fransız besteci ve piyanist Gabriel Faure'nin çello sonatlarını kaydetti. 2006'da Vivaldi'nin eserlerini, 2008'de de İtalyan besteci ve çelist Boccherini'yi kaydetti. Vivaldi’nin Çello Sonatları ve Konçertoları ile Boccherini'nin Çello Konçertoları basında büyük beğeni ve birçok ödül aldı. 2009'da Londra'da efsanevi Abbey Road stüdyolarında Kraliyet Filarmoni Orkestrası ile büyük başarı getiren Dreams albümünü kaydetti. Bach kayıtları o kadar sevildi ki on yıl sonra aynı kayıtları bu kez de 2011 de farklı bir plak şirketi için kaydetti. Bu albümdeki başarısı Strad Magazine tarafından Diapason (Diapason d’Or) ile ödüllendirildi. 2011'de ayrıca piyanist Edna Stern ile basında büyük ilgi gören bir Chopin albümü yaptı. Ayrıca Pierre Bartholomée’nin solo çello için Oraison'u kaydetti. 2012'de Schumann ve Liszt albümü yayınlandı. Sanatçının bugüne kadar yayınlanmış 11 albümü bulunuyor.

 
Ophélie Gaillard kendisine Fransa'nın en büyük bankalarından CIC tarafından emanet edilmiş bulunan Francesco Goffriller (1737) yapımı bir çello çalıyor.

 
 P R O G R A M

BACH

1 Numaralı Çello Süiti Sol majör, BWV 1007
BACH
2 Numaralı Çello Süiti Re minör, BWV 1008
BACH
3 Numaralı Çello Süiti Do majör BWV 1009i

Çello: Francesco Goffriller (1737)





Program Notları
JOHANN SEBASTIAN BACH (1685-1750)
Tüm dünyada müzik tarihinin temel taşı olarak kabul görmüş olan büyük Alman besteci Johann Sebastian Bach, yaşadığı Barok Dönem’in müzikteki doruğunu oluşturmuştur. Kendi döneminde yaşamış ve kendinden sonra yaşayacak bütün büyük besteciler Bach’tan etkilenmiş ve onlara ilham kaynağı olmuştur. Yazdığı bin küsür eserinde, armoni ve kontrpuanda (polifonik yazı biçimlerinde) kusursuzluğu yakalamış, Füg, Kantat, Passion, Konçerto ve Süit gibi müzik türlerinin en ustalıklı örneklerini vermiştir. Bunların arasında 300 küsür kantat, İsa’nın son dört gününü anlatan dramatik “Aziz Matta’ya göre Çile”, 6 Brandenburg Konçertosu, Viyolonsel için 6 Süit, Keman için 3 Sonat ve 3 Partita, klavyeli çalgılar için İngiliz, Fransız Süitleri, Partita’lar, “İyi Düzenlenmiş Klavye” başlıklı dev yapıtı, yazdığı son eseri “Füg Sanatı” örnek olarak gösterilebilir.

Viyolonsel için Altı Süit
Yaylı çalgılar ailesinin şairi olarak bilinen viyolonsel için müzik tarihinde birçok besteci önemli yapıtlar yazmıştır. Bunların arasında, solo viyolonsel için yazılmış belki de en önemli yapıtlar, Johann Sebastian Bach’ın yazdığı altı adet süittir. Süit, Bach tarafından çeşitli dans müziklerini bir araya getiren bir müzik formu olarak değerlendirilmiştir. Solo viyolonsel için yazılan altı süit, 1717 ile 1723 yılları arasında tamamlanmış, 1825’te yayınlanmıştır. Her biri farklı ton ve karakteristik özellikler içeren bu süitler, günümüzde bütün viyolonsel çalan müzisyenlerin “günlük duası” haline gelmiştir. Üstelik bu süitler, keman, viyola, kontrbas, korno, vurmalı çalgılar, klarnet, gitar, lut gibi pek çok çalgıya da uyarlanmıştır.
Viyolonsel için yazılan bu altı süitin bölüm dizilişleri şöyledir:
1. Prelude
2. Allemande
3. Courante
4. Sarabande
5. Minuet I, II (1 ve 2. Süit), Bourrée I, II (3 ve 4. Süit)
Gavotte I, II (5 ve 6. Süit)
6. Gigue
Prelude, süitin açılış müziği olarak değerlendirilmektedir. Allemande ise orta yürürlüğü olan bir tempoda Alman dansıdır. Courante ise daha hızlı ve canlı bir Fransız köy dansıdır. Sarabande ise süitlerin yavaş olan bölümleridir. Üç vuruşlu ve aksanı ikinci vuruşa gelen, İspanyol kökenli ve genel ruh hali hüzünlü bir danstır. Buna karşıtlık oluşturan Minuet bölümü, hareketli bir saray dansıdır. Bourrée 16. Yüzyıldan gelen, hızlı tempolu ve iki vuruşlu Fransız dansıdır. Son bölüm olan Gigue ise İrlanda kökenli ve çok canlı bir tempoda çalınan neşeli bir danstır. Bu süitlerin önemini ilk vurgulayan müzisyen, 20. yüzyılın en önemli viyolonselcilerinden Pablo Casals olmuştur. Aynı zamanda bu süitlerin ilk plak kayıtlarını da gerçekleştiren Casals’tan sonra, dünyaca ünlü birçok viyolonselci bu süitleri kayda almıştır.


OPHÉLIE GAILLARD’IN NOTLARI:
“J.S. Bach’ın yalnızca viyolonsel için bestelediği süitlerin dünyasını keşfettiğimde henüz bir çocuktum. Paul Tortellier’nin, bu eserlere ait duyarlılık ve görsel bir düşgücünü açığa çıkaran yorumu ve anlatımı, beni şaşırtmış ve heyecanlandırmıştı. İnce ve zarif görünümlü bu adam, bir dansçının hareketleri ve duruşuna sahipti. Bizi kendi heyecanını paylaşmaya davet ediyor, biz de hayranlık dolu bir bakışla onun anlatısını dinliyorduk. Bir şair-müzisyenin düş gücünün bir çocuğunkiyle karşılaşmasından gizemli bir simya doğmuştu.
Daha sonra, varolan elyazmaları ve baskıları inceledim: en başta Anna-Magdalena Bach’ın 1730’a doğru yayınlanan elyazması olmak üzere 1726 tarihli Kellner’e ve 18. yüzyılın ikinci yarısındaki isimsiz kopyacılara ait olan elyazmalarını... Yalnızca keman için olan sonat ve partita’ların aksine, besteci tarafından yazılmış bir belge bulunmamaktadır, ve bu eser bize tüm sırlarını açmaktan henüz çok uzaktadır. Bu nedenle, bu eserleri araştırdım, çaldım, bir ifade özgürlüğü ve en geniş ses çeşitliliğini bulmaya çalıştım. Bu armonik, ritmik, melodik ve çoksesli müziğin farklı boyutlarıyla oynamaktan dolayı tekrar eden bir zevki keşfettim. Bir müzisyenin, bu eserin tüm yönleri ve zenginliğini açığa çıkarmak için her an bu metni farklı bir şekilde aydınlatma olanağı varmışçasına... Sanki besteci farklı makamları keşfediyor ve müzik aracını beklenmeyen dönüşümlere sunuyormuşçasına, her süitin yapısı, dans hareketlerinin buyurmasıyla, çok organik ve tutarlı bir duyguyu, bir anlatım birliğini doğurmakta. Her süit, kendi kendine yetmekte ve böylece herbiri kendine ait farklı bir dünyaya sahipmiş gibi gözükmekte. Bu arada, birbirini takip eden keşifler boyunca diyaloglar doğmakta.


Süitleri keşfeden Pablo Casals hakkında
Klavye için prelüd ve fügleri ve viyolonsel için süitleri günlük gıdası olarak gören değerli bir müzisyen Pablo Casals ile ilgili kısa birşey söylemek isterim.
Kendisi daha çocukken, Barselona’daki bir mağazada, o güne kadar az ilgi gören ve hiçbir zaman bütünüyle çalınmamış olan süitlerin baskısına rastlamıştır. Çok daha sonraları, sadece ağustos böceklerinin eşliğinde, eski Saint Michel de Cuxa taşlarının arasında, güneş altındaki bir gezinti sırasında, o günden sonra çok hayranlık duyulan, çalınan ve öğretilen Bach’ın süitlerinin yorumuna ilişkin sinematografik bir tanıklığı bizimle paylaşmıştır. Kendisi Albert E. Kahn’a şöyle der : “Bugün bile, viyolonsel için süitlerin kapağını görür görmez, kendimi Barselona’daki küf ve tuzlu su kokan o eski dükkanda bulurum [...]. O günden bu yana seksen yıl geçti ve o günkü keşfimden doğan hayranlık duygusu günden güne arttı.”
Bu eserler on yıllar sonra peşpeşe farklı yorumlarla zenginleşmişlerdir ancak bu alandaki ilerlemeler hep alçakgönüllü kalmıştır...
Bu arada, beşinci süitin lut için olan versiyonunun varlığının ortaya çıkması, benim için şaşırtıcı bir keşif oldu. Eseri anlayışım böylece farklı bir biçim aldı. Ustanın bu gizemli parçalara eşlik etmek için seçtiği armoniler sonunda gözlerimin önündeydi.
Elbette, viyolonsel için olan versiyondan yola çıkarak zorunlu olarak eliptik armonik şemayı hayal etmemiz ve bulmamız mümkündür. Ancak doğası gereği monodique olan bu enstrüman ile o kadar sıkıntı içindeyiz ki! Bu deneyim sayesinde, çoğu zaman başka olasılıkları da dikkate alarak, Bach çoksesli bir enstrüman için bir versiyon yazsaydı bas nasıl olurdu sorusunu, diğer beş süit arasında el yordamıyla ilerleyerek, tahmin etmeye çalışarak, bu araştırmamı uzattım. Zengin ve sürprizlerle dolu lut için olan versiyon, söylenmeyenleri ve hatta viyolonsel için partisyonun sadeleştirmeleri aydınlatmaktadır. Ama aynı zamanda, özellikle prelüdün fugue’ünde ve gigue’de, seslerin güdümüyle ilgili olarak bir süsleme sanatını ve inanılmaz bir yaratıcılığı açığa çıkarmaktadır. Böylece besteci bir eseri bu enstrümanların herbirine uyarlamakla yetinmemiştir : ne kadar eksik olsalar da, tüm özel oyun biçimleri ve iki enstrümanın özellikleri aracılığıyla daha ziyade müzikal anlatımı zenginleştirmeyi seçmiştir.
Tüm bu süitler boyunca Bach, La Fontaine’in “zerafet, güzellikten de güzeldir” şeklinde tanımladığı, kırılgan ve ince bir anı bulmak için, durmaksızın ses perdesi (ton) ve ülke değiştirmekte, karşıt ruh hallerini keşfetmekte, bir dansçının duruşunu aramaktadır.”
Ophélie Gaillard (Türkçesi: Zeynep Peker)



FRANCESCO GOFFRILLER (1692-1750)
İtalyan çello, viyola ve keman yapımcısı Francesco Goffriller, dünyanın en büyük lütiyelerinden biri olarak müzik tarihine geçmiştir. Büyük lütiye Matteo Goffriller’in kardeşi (veya oğlu) olan Francesco Goffriller 1709-1714 yılları arasında Venedik’te enstrüman üretmiş, 1714 yılında Udine’ye taşınarak çalışmalarını bu kentte sürdürmüştür.
Döneminde bir çok çello yapan Francesco Goffriller’in enstrümanlarından çok nadir birkaç (3) çello halen çalınmaktadır. 1725 yapımı bir çello Ilya Finkelshtein, 1735 yapımı bir çello Kenneth Kuo, 1737 yapımı bir çello ise CIC (Fransız Bankası) mülkiyetindedir. Çelist Ophélie Gaillard kendisine hayatı boyunca çalmak üzere emanet edilmiş bulunan 1737 yapımı çelloyu kullanmaktadır.





Detaylı bilgi için http://www.istanbulrecitals.com/1213/resital/gaillard.html


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder