17 Aralık 2012 Pazartesi

MIAM Sunar / Sezi Seskir - Aralık 2012


17.12.2012, Monday
12.30-1.30



MIAM Sunar
Lecture Recital
Stolen time: Temporal shaping through musical markings in the nineteenth century
Sezi Seskir, piano


ILHAN USMANBAS SALONU
ITU, Maçka Kampüsü

In this lecture-recital the often-overlooked connection between tempo rubato and accentuation markings will be explored. A close study of these markings in light of the treatises from the early nineteenth century reveals indications not only about change of dynamic and touch but also about a flexible treatment of time that can help the performer shape music expressively, enabling moments of intimacy to be created in a threshold of regular pulse.

PROGRAM

Johannes Brahms, 7 Fantasien, Op. 116, Nos. 1, 2, 4
Frederic Chopin, Polonaise-Fantasie Op. 61, A-flat major 


SEZI SESKIR
Sezi Seskir received her first degree in piano in Ankara State Conservatory, where she was a pupil of Prof. Kamuran Gündemir. She went on with her studies in Lübeck Musikhochschule in Germany with Prof. Konstanze Eickhorst. Along with many solo recitals she gave in Europe and Turkey, she also performed Schumann’s A minor piano concerto Op. 54, Ravel’s Concerto in G major with orchestras in Turkey and W.A. Mozart’s K.414 A-major piano concerto with Cornell Chamber Orchestra in NY,USA. Seskir recently completed her D.M.A. degree with Malcolm Bilson at Cornell University. Her research focuses on the use of tempo rubato in Robert Schumann’s keyboard music. She has given several guest lectures and recitals at schools such as Stanford University, UC Berkeley, Trinity College of London as well as at Schumann-Haus in Zwickau, Germany. Seskir is currently editing Schumann’s Op. 18&19 piano works for the Schumann complete edition and holds an assistant professor of piano position at Bucknell University.

15 Aralık 2012 Cumartesi

İstanbul Resitalleri - Aralık 2012

15 Aralık 2012 Cumartesi 20:00

Llŷr Williams


















SAKIP SABANCI MÜZESİ 'the Seed' 
LLŶR WILLIAMS piyano
Konuklar, resital akşamı 'Monet'nin Bahçesi' sergisiniayrı bir bilet gerekmeksizin izleyebilecekler.

Galler Piyanisti Llŷr Williams, Oxford Üniversitesi Queen’s College ve Royal Academy of Music'ten en yüksek derecelerle mezun olduktan sonra Borletti-Buitoni Trust Ödülü'ne layık görüldü. Williams'ın Londra'da Wigmore Hall'dan NewYork'ta Carnegie Hall'a uzanan resital ve konserleri uluslararası basında övgü dolu sözlerle yer alıyor.... 
Llŷr Williams'ın farklı sanatçılarla birlikte ve solo olarak yayınlanan albümlerinin ardından Mussorgsky, Debussy ve Lizst'i yorumladığı "Pictures at an Exhibition" albümü 2010 yılında yayınlandı. Macar besteci Liszt'in eserlerini seslendirdiği son solo albümü ise geçtiğimiz günlerde Signum Records'tan çıktı. Yeni albüm hakkındaki ilk kritik, Willams'a övgülerle dolu.

Program
BACH / BUSONI
Chaconne Re minör
BEETHOVEN
Piano Sonata Op.110
BRAHMS
7 Fantasies Op116
LISZT
Sonetto 104 del Petrarca
LISZT
Tarantella
WAGNER / LISZT
Isoldens Liebestod (Tristan und Isolde)



Program Notları
JOHANN SEBASTIAN BACH (1685-1750)


Tüm dünyada müzik tarihinin temel taşı olarak kabul görmüş olan büyük Alman besteci Johann Sebastian Bach, yaşadığı Barok dönem’in müzikteki doruğunu oluşturmuştur. Barok müziğinin yapısında en belirgin özellik, müzikte “kontrast”lar kullanılması olmuştur. Müziksel ifadeyi güçlendirmek için kullanılan ses düzeyinin alçalıp yükselmesi Barok dönemde keşfedilen ve gelişen işaretlerle başlar. Orta Çağ ve Rönesans’ta ses şiddeti, hep aynı seviyede kullanılmakta iken Barok dönemde piyano (düşük ses) ve forte (gür ses) terimleri ile eserlerde ses şiddetinin önemi ve katkısı görülmeye başlar. Barok dönemin bir diğer yeniliği, bu döneme kadar olan müzikal yapıda bulunmayan ve eserin başka bir bölüme geçeceğini veya bittişini belirten bir olgunun kullanılmasıdır. 1600’lü yıllarda başlayan Barok dönem Bach’ın ölümüyle sona ermiştir. Kendi döneminde yaşamış ve kendinden sonra yaşayacak bütün büyük besteciler Bach’tan etkilenmiş ve yazdığı bin küsür eseri ile onlara ilham kaynağı olmuştur. J.S.Bach’ın eserleri BWV numaralarıyla indekslenmektedir; kısaltma Bach Werke Verzeichnis (Bach Eserleri Kataloğu) kelimelerinin baş harflerinden oluşur.

FERRUCCIO BUSONI (1866-1924)


İtalyan kompozitörü Ferruccio Busoni, bir piyano virtüözü olmanın yanısıra, müzik tarihinin en önemli editör, yazar, kompozisyon hocası, eğitimci ve orkestra şeflerinden biri olma özellikleri ile de tanınır. Çağdaş müziğin yaygınlaşması için çalışmış, kendi kompozisyonlarının yanısıra Bach, Liszt, Mozart, Beethoven, Brahms, Chopin, Schumann ve Schoenberg’in eserlerini piyanoya uyarlamıştır. Bilhassa Bach’ın piyano uyarlamaları ile adı Bach ile özdeşleşmiştir.
Chaconne Re Minör
Bach’ın solo keman için 1720 yılında yazdığı üç sonat ve üç partitadan oluşan eserinin, Re minör tondaki 2 numaralı keman partitası, Busoni tarafından 1893’de solo piyano için uyarlanmış, BV B24 olarak numaralandırılmıştır. Ciaccona (daha çok Fransızca olarak bilinen adıyla Chaconne) 2 numaralı keman partitasının 5. bölümüdür. Kökeni, 16.yy sonlarında İspanya’da oldukça popüler bir dans türü olan Chaconne’na dayanmaktadır. Busoni’nin uyarlaması piyanonun neredeyse tüm olanaklarını kullanarak yorumcuya ustalık gerektiren bir teknik ve anlatım gücünü zorunlu kılar. 

LUDWIG van BEETHOVEN (1770-1827)
Klasik Batı Müziği’nin “Üç B”sinden (Bach, Beethoven ve Brahms) biri olan Ludwig van Beethoven, hiç kuşkusuz batı müziği tarihinin en büyük bestecilerinden biridir. Beethoven’ın Almanya ve Avusturya’daki yaşamı, fakirlik, zorluklar, hastalıklar, ailevi sorunlar ve sonu hüsranla biten aşklarla doludur. Yaşadığı tüm eziyetlere rağmen, dehası bitmek tükenmek bilmemiş ve hayatı karmaşıklaştıkça yetenekleri de gittikçe artan maceracı bir yapıya bürünmüştür. En büyük eserlerini, Napolyon’un Viyana kuşatmasının en kötü yılında ve ölmeden önce sağır olarak geçirdiği 14 yıl boyunca bestelemiştir. Birçok Avrupalı besteci gibi, Beethoven da Kilise ve çeşitli aristokrat aileler tarafından maddi anlamda desteklenmiştir. Hala duyabiliyorken, popüler bir konser piyanisti olan ve kendi eserlerini çalan bestecinin en son performansı 1811’de, “İmparator” Konçertosu olmuştur. Bu dönemde tamamen sağırlaştığı için konseri büyük bir fiyaskoyla sonlanan Beethoven, bir daha sahnelere dönememiş ve en önemli gelir kaynağından olmuştur. Bestelediği eserlerin çok büyük bir bölümü risklidir, genellikle kahramanlığı ve zorlukları dışavurur; genel olarak kendi dönemi için bambaşka bir duyarlılığa sahiptir ve yeni bir çığır açmıştır.
Sonat No. 31, La bemol Majör Op.110
Üç bölümden oluşan sonat 1821 yılında yazılmıştır. İlk bölüm, şiirsel bir hava içindedir. Notanın ilk ölçüsünde “con amabilita” (sevgiyle) terimi kullanılmıştır. Müzik oldukça asil bir yalınlıktadır, rahat bir biçimde soluklanır, zamanın tadı çıkarılır, dinginlik hakimdir. İkinci bölüm ilk bölüme tezat biçimde ateşli ve hızlıdır. Bir halk şarkısının coşkusu içinde akıp giden ve espri havası taşıyan bu bölüm, Fa minör bir ilk kesit, teknik anlamda oldukça zor (ellerin çapraz çalınması ile) bir trio kesiti, ardından ilk kesitin yinelenmesi ve kısa bir bitiriş ile dinleyeni adeta bir an için sarsıp sonra bırakır. Üçüncü bölüm ise sağır olan Beethoven’ın iç dünyasına eğilerek bestecinin en dramatik anlarından birine hazırlar bizi. Bir anlatıcının “şimdi size hüzünlü bir hikaye anlatacağım” dercesine başlayan bir giriş kesiti, yerini “klagende lied” (ağlayan şarkı)ya bırakır. Şarkı sessizliğe gömülüp belli belirsiz sona erdikten sonra hafif bir nüansta Füg kesiti başlar. Füg, gitgide cesaret kazanır bir havada gelişir ama fügün ortasında, çözüm anına ulaşmadan bir kırılma noktası yaşanır ve “ağlayan şarkı” tekrar başlar. Bu sefer ritmik aksamalar ile duyurulan şarkı, dinleyene sanki şarkıyı söyleyen kişi artık hıçkırarak ve zorlanarak söylüyormuş izlenimini verir. Şarkının bitiminde bu sefer, üst üste tekrarlanan ve gitgide şiddetlenen Sol majör akoru, Beethoven’ın piyano başında sağırken duymaya çabalamasını düşündürür bize(!) Ama sonra füg, bu sefer temanın tersten çevrilmiş haliyle geri döner ve bir adamın hastalıktan sonra güçlenerek tekrar zaferle ayağa kalkması gibi müzik engellenemez bir heyecan ile gelişmeye başlar, hızlanır ve büyük bir coşku içinde parlak bir şekilde eser sona erer.


Llŷr Williams
JOHANNES BRAHMS (1833-1897)




Müziğe 7 yaşında başlayan Brahms, ilk piyano derslerini babasından almıştır. 16 yaşında bestelediği “Sevilen Valsler üzerine Fantezi”si çalınması hiç de kolay olmayan bir eserdir. İlk eserleri, “G. W. Marcks, Karl Würth” takma adıyla yayınlanmıştır. 25 Ekim 1853 yılında “Neuen Zeitschrift für Musik” dergisi için ilk Schumann’ın kaleminden Brahms için dökülen “…ve o geldi işte, bu seçkin ve kahraman nöbeti tutabilecek yeni bir kan. Hamburg’lu Johannes Brahms …” sözleri Brahms’ı Almanya’da adeta bir gecede ünlü yapar. Müzikle ilgilenen birçok kişinin ondan bir şeyler dinleme, yapıtlarını görme, bu yeteneği daha çok tanıma arzusu 20 yaşındaki genç besteciyi endişe içinde birkaç çalışmasını yok edecek kadar ürkütür. 1860’lardan (27 yaşından) itibaren Brahms’ın oldukça ilgi gören eserleri, besteciye büyük bir finansal başarı getirse de Brahms, mütevazi bir yaşam stilini ve parasını dostları özellikle de genç müzisyenleri desteklemek için harcamayı tercih eder. Platonik veya kısa süreli ilişkileri olmuş ama hiç evlenmemiştir. Hayatının yarısını ve profesyonel yaşamının çoğunu Viyana’da geçiren Brahms, bir röportajında: müzikal ilhamını doğaüstü bir kaynaktan aldığını “...fikirler tanrıdan bana olduğu gibi geliyor, sadece net temaları değil aynı zamanda onları akıl gözümde doğru form, harmoni ve orkastrasyonla donatılmış olarak görüyorum...” sözleri ile tanımlar. 3 Nisan 1897’de kanser nedeniyle yaşama veda etmiştir.
7 Fantezi Op. 116
Yaşamının son yılları Brahms’ın kendi başına, kendisi için yaşamayı arzu ettiği bir dönem olmuştur. Hatta, 1890’da artık daha fazla beste yapmak istemediğini söyleyen Brahms, daha sonra bu kararından vazgeçmiştir. Bestecinin 59 yaşında olduğu 1892 yılında, solo piyano için yazılmış olan bu romantik dönem eseri, op.116 katalog numarası ile kategorilendirilmiştir. 1982, aynı zamanda bestecinin, hem kızkardeşi Elisabeth’i hem de çok sevdiği Elisabeth von Herzogenberg’i kaybettiği yıldır. Brahms, yalnız başına kalmak istediği bu dönemde yazlarını geçirdiği ve çok sevdiği Bad Ischl’deki (Salzburg) evinde op.116, op.117, op.118 ve op.119’u yazmaya başlar ve yine bu dönemde Brahms ve Clara Schumann sürekli mektuplaşırlar. Eser, ilk kez yine 1892’de yayınlanır ve ilk üç bölümü ilk kez 1893’te Viyana’da seslendirilir.

FRANZ LISZT (1811 - 1886)




Macar besteci ve piyanist Franz Liszt, klasik müzik evreninin en karizmatik müzisyenlerinden biridir. Kiliseden, tiyatrodan, felsefeden etkilenmiş, hayatı boyunca değişik alanlara bakmış olmakla birlikte tüm serüvenleri içinde ‘Piyano’ hep merkezde kalmıştır. ‘Piyano Resitali’ kavramı Liszt tarafından geliştirilip olgunlaştırılarak bugünkü formunu kazanmıştır. Orkestral bir form olan ‘Senfonik Şiir’ de yine Liszt’in buluşudur. Liszt’in babası Haydn’ın orkestrasında çelist olarak çalışan saygın bir müzisyendi. İlk piyano derslerini Liszt’e babası verdi. 6 yaşında piyanoya başlayan Liszt, 8 yaşına geldiğinde ilk bestelerini yapmaya başlamıştı. 1821’de eğitim için Viyana’ya götürülen Liszt, Salieri’den ders almaya başladı. 1823’de Beethoven tarafından alnından öpülerek kendi deyişiyle müziğe vaftiz edildi. Aynı yıl ailesinin Paris’e taşınması nedeniyle Paris’e gitti. Kadınlar arasındaki popülerliği sık sık farklı bir kente taşınmasına yol açtı. Liszt, klasik müzikte romantik dönemin en merkezi figürlerinden biri olmuş; büyüleyici piyanizmi ile yaşadığı dönem boyunca Avrupa’yı ateşe vermiştir.
Hac Yılları
Années de Pèlerinage yani “Hac Yılları” Liszt’in solo piyano için bestelediği üç süitten oluşan bir settir, bir başyapıtı niteliğindedir. Eserin tamamında Liszt’in müzikal olgunluğunun, seyahati ve deneyimleri ile paralel bir şekilde geliştiği görülür. Liszt, bu çalışmasını zamanının Romantik Edebiyatı ile aynı çizgiye yerleştirir ve birçok parçanın önsözünde Schiller, Byron ve Senancour gibi yazarların edebi pasajlarına yer verir. Seyahati boyunca birçok yeni ülkeyi görmenin, buralardaki farklı ortamlarda tarih ve şiirle kutsanmanın, doğanın olağanüstülüğünü hissetmenin, tüm bunların bizimle belirsiz fakat doğrudan bir ilişki içinde olduğunu görmenin, ruhunda derin izler bıraktığını ve bu tanımsız fakat uyumlu, esrarengiz fakat inkar edilemez ilişkiyi hayat dolu bir etkilenim ve biraz da duygusal bir derinlikle müziğinde tasvir etmeye çalıştığını anlatır.
İlk süit “1. Yıl İsviçre” S160, ikinci süit, “2.Yıl:İtalya” S161 ve üçüncü süit “Üçüncü Yıl” S163 katalog numaraları ile kayda alınmıştır. İkinci yıla ayrıca “Venedik ve Napoli” başlığı altında üç parça eklenmiş ve S162 katalog numarası ile numaralandırılmıştır.
Sonetto 104 del Petrarca
Liszt’in S.161 katalog numarası ile kaydedilen, kontes D’Agoult ile İtalya’da yaşadığı (1837-1849) yıllarında yazılmış; İtalyan sanatını ve kültürünü temel alan “Hac Yılları: 2.Kitap (İtalya)” süitinin 5. parçası olan eser, ünlü İtalyan şair, düşünür ve ilk hümanistlerden Francesco Petrarca’nın (1304-1374) “Canzoniere” kitabındaki 104 numaralı soneden ilham alır. Solo piyano için yazılmış romantik dönem eseridir; 1858 yılında yayınlanmıştır.
Tarantella
Liszt’in S.159 katalog numaralı, dört parçadan oluşan (I.Lento, II.Allegro, III.Andante placido (Perucchini’nin “La Biondina in Gondoletta” şarkısını temel alan), IV.Tarantelles napolitaines) “Venezia e Napoli” adlı eseri, 1838-1840 yılları arasında bestelenmiş ve aynı yıl yayınlanan bu eser Clara Schumann’a ithaf edilmiştir. Liszt, bu eserin III. ve IV. parçaların daha sonra 1859 yılında tekrar yazarak 1861 yılında yayınlanan “Hac Yılları:İtalya” süitine ek yapmıştır. S.162 katalog numarası ile numaralandırılan bu yeni versiyon, I.Gondoliera
, II.Canzon, III.Tarantella olmak üzere üç bölümden oluşur; ilk versiyondaki III. ve IV. parçalar bu kez I. ve III. sırada yer alır. Bu parçalar, Venedik ve Napoli’nin müzikalitesine bir atıf niteliği taşır. Eserin üçüncü bölümü olan “Tarantella” S162/3, İtalyan asıllı Fransız besteci ve müzik koleksiyoneri Guillaume-Louis Cottrau’dan (1797–1847) temalar içerir. Tarantella 15-17.yy. arasında oldukça popüler olmuş Güney İtalya’ya ait geleneksel bir danstır. Halk arasında bu dansın, İtalya’daki Taranto kentinden adını alan “tarantula” adlı zehirli örümceğin sokmasıyla ortaya çıktığı ve sokulanların ancak bu dansı yaparak iyileşebilecekleri söylenirmiş.

RICHARD WAGNER (1813-1883)
19.yy’da müzik dünyasının önemli isimlerinden Alman müzisyen, opera bestecisi, şef ve teorisyen Wagner, müzik dünyasını etkileyen geliştirdiği müzik kavramı “Gesamtkunstwerk” ile çok yönlü bir sanatçı kimliği ortaya koyar. Yoksulluk içinde geçen Paris günlerinde tamamladığı Rienzi operasını 1842’de Dresden’de sahneler. 6 saat süren çok uzun bir opera olmasına rağmen seyirciyi coşturmayı başaran bu opera Wagner’in Almanya’da adının duyulmasını sağlayan ilk eser olur. Wagner, devrimci siyasi hareketleri nedeniyle sürgün edilir. Sürgün yaşamı 1862’ye kadar süren Wagner, İsviçre’deki sürgün yıllarında “Der Ring der Nibelungen” (Nibelungen Yüzüğü) adı verilen 4 ayrı operadan oluşan bir opera dizisini yazar. Bu arada tanıştığı varlıklı ipek tüccarı Otto Wesendonck’ın Zürih yakınlarındaki villasının bahçesindeki küçük bir köşkü kiralar, evsahibinin eşine olan aşkı Wagner’e operalarının en uzunu ve en zoru olan “Tristan ve İsolde”’i yazması için ilham verir. Eser, 1865’de Münih’te Bavyera Kralı’nın huzurunda sahnelenir. Bavyera Kralı’nın desteği ile ekonomik sıkıntıları sona eren Wagner, tek komik operası “Die Meistersinger von Nürnberg” (Nürnberg’in Usta Şarkıcıları) operasını yazar. 1874’te Kral II. Ludwig’in desteği ile birleşik sanat eseri (müzik, şiir, görsel sanatlar, dans gibi tüm sanatların operada harmanlanması) “Gesamtkunstwerk” kavramına uygun olarak Bayreuth’ta opera binası yapılır. Nibelungen Yüzüğü operasının tamamı ilk kez bu binada 1876’daki ilk sanat festivalinde sahnelenir. 1883 kışını geçirmek için gittiği Venedik’te kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Wagner’in mezarı Bayreuth’taki villasının bahçesindedir.
Isoldens Liebestod 
Wagner’in 1857-1859 yılları arasında yazılan üç bölümlük Tristan und Isolde operasının son bölümündeki “Aşk ölümü” aryasını esas alır. S.447 katalog numarası ile kayda alınmış olan eser, ilk kez bestecinin 56 yaşında olduğu 1867 yılında yazılmıştır ancak 1875 yılında yazılmış ikinci bir versiyonu daha vardır.
İstanbul Resitalleri, Kasım 2012

Detaylı bilgi için http://www.istanbulrecitals.com/1213/resital/williams.html

14 Aralık 2012 Cuma

Fulya Sanat - Aralık 2012


2 Aralık 2012, 15.30
23 Aralık 2012, 15.30













Çocuklar için Oyunlu Klasik Müzik Konseri

"Binbir Gece Masalları Eşliğinde Şehrazad"

Nikolai Rimsky-Korsakov’a ait olan ŞEHRAZAD adlı eser  büyüleyici, Arap
efsanelerinin bir araya toplandığı  1001 Gece  Masalları’na dayanmaktadır. 
4 bölümden oluşan eser oryantal karakterli masalların birbirini takip eden
kaleydeskopik görüntülerini müzikle sunmaktadır.


Nikolay Rimski Korsakov, besteci
Yaprak Sandalcı, oyunlu müzik uyarlaması
Orçun Orçunsel, bakır nefesli beşli ve piyano için uyarlama
Gülin Kılıçay, yönetmen
Duygu Güngör, koreografi
Karina Chéres, dekor ve kostüm tasarımı

Arek Nişanyan, Kayhan Koşar, ışık tasarım
Işıl KASAPOĞLU  & Karina Chéres, sanat danışmanı
Dila Kars, Umay Şen, Ezgi Aydın, Nevin Ofluoğlu, teknik ekip
Garo Vram Babayan, fotoğraf

Müzik
Golden Horn Brass Quintet
Elmar Azimzade, 1. trompet
Barış Doğukan Yazıcı, 2. trompet
Begüm Azimzade, korno
Dilan İlhan, trombon
Ertan Şahin, tuba

Ender Ormanlar, piyano
Rüzgar Turgay, keman solo

Fon müziği
Cansu Yüksel, Beste Su Bayramoğlu, klarinet
Canberk Yüksel, korno
Rüzgar Turgay, keman

Koroportre
Ada Yarar, Atilla Gündoğdu, Arzu Yüksel,  Ayşe Halimoğlu, Ayşenaz Toptaş,
Berfin Batun, Beste Su Bayramoğlu, Bora Bedir,Buğra Alkan, Canberk Yüksel,
Cansu Yüksel, Deniz Atmaca, Deniz Devrim Göktürk, Deniz Erman, Deniz
Sarısoy, Dijle Yükselir, Ebru Okan Erel, Ege Erel, Ela Özgön,  Eylül Eskicioğlu,
Mahisu Görgün, Mavisu Kasapoğlu, Nazlan Bedir, Nisan Atmaca, Onur Sezgün,
Ömer Bayram, Pelin Su Yıldırır, Rüzgar Güner, Rüzgar Turgay, Seda Taşpınar,
Sude Topraktepe, Svetlana Yusifova, Tan Yıldırım, Ümit Yıldırım.

Ve

AYLA ALGAN 






6 Aralık 2012, 20.00

Ellen Jewett, Tuba Özkan, Özcan Ulucan, Nusret İspir,
Ozan Tunca




















Işık Tünelinin Sonrası

Nusret İspir, Klarinet
Ellen Jewett, Keman
Özcan Ulucan, Keman
Tuba Özkan, Viyola
Ozan Tunca, Cello

Program

C. Debussy
- Yaylı Dörtlü
Ara
J. Brahms Klarinet Beşlisi






13 Aralık 2012, 20.00

MSGSÜ Senfoni Orkestrası













MSGSÜ Senfoni Orkestrası

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı lisans devresi öğrencilerinden oluşan Senfoni Orkestrası, şef Erdem Çöloğlu yönetiminde vereceği konserde renkli orkestralaması ve tematik zenginliğiyle seçkin orkestraların repertuvarlarında sıkça yer bulan Ravel’in İspanyol Rapsodisi’nden bölümlerin ardından romantik repertuvarın önemli yapıtlarından Çaykovski’nin 5. senfonisini seslendirecektir. Orkestra, bu senfonik yapıtların yanı sıra, solist seçmelerinde başarılı olacak öğrenciler tarafından yorumlanacak romantik ve çağdaş repertuvarın virtüözite gerektiren konçertolarından çeşitli bölümlerine de eşlik edecektir.

Program
M. Ravel:İspanyol Rapsodisi’nden bölümler:
I. Prélude a la nuit
IV. Feria
Solistli müzikler

Ara

P. I. Çaykovski: 5. Senfoni, mi minör, op.64
  Andante-Allegro con anima
  Andante cantabile, son alcuna licenza- Moderato con anima- Andante mosso-Allegro non troppo
  Valse: Allegro moderato
  Andante maestoso- Allegro vivace-Presto




14 Aralık 2012, 20.00

Nicola Giuliani













Nicola Giuliani ,şef
Krzysztof Jablonski, piyano


Program
E. Grieg La Minör Piyano Konçertosu
F. Liszt Prelüdler Senfonik Şiiri
R. Wagner Nürnbergli Şarkıcılar Uvertürü 



19 Aralık 2012, 20.00
22 Aralık 2012, 20.00

Ergime













Sezonun tek yeni programı “ERGİME” yani “füzyon” ; MDTist’in yabancı koreografların eserleri ile sergileyeceği ilk program. Modern ve Çağdaş Dans tekniği ve anlayışı, Portekiz,Almanya ve İngiltere’nin başarılı koreograflarının yarattığı kısa parçalar aracılığı ile bir füzyon niteliğinde birleşiyor. Hem klasik hem rock müzik eşliğinde, MDTist dansçılarının dinamiklerini ve özelliklerini ön plana çıkarıyor.




20.12 2012, 20.00

Ece Demirci, Rahşan Apay,
Sevil Ulucan














Sevil Ulucan, keman
Rahşan Apay, çello
Ece Demirci, piyano

Piyano Trio Forte
Solo kariyerlerinin dışında oda müziğine olan düşkünlüklerini hiçbir zaman yitirmemiş olan sanatçılardan oluşan  grup 2010 senesinde kurulmuştur. Kemanda Sevil Ulucan, çelloda Rahşan Apay ve piyanoda Ece Demirci grubun üyeleridir.
Bir kelime oyunu ile ortaya çıkan “Piano Trio Forte” adındaki gizli espri ise, geniş anlamıyla iki büyük dinamik olan piano ve forte nüansları arasında geçen tüm müzik serüvenini en kısa ifade şekliyle anlatması.


 Program
 J.HAYDN     Trio Hob.XV: 25 Sol M. “Gypsy”
                                  Allegro con sipirito
                                  Poco Adagio
                                  Rondo all’Ongarese Presto
  S.RACHMANİNOFF   Trio No.1 sol m. “Elegie”
                                    Lento lugubre
                                    
 Ara

  C.FRANCK   Trio Op1 No.1 fa diyez m.
                                    Andante con moto
                                    Allegro molto
                                    Finale –Allegro maestoso




21 Aralık 2012, 20.00

Hüseyin Sermet,
Paul Mann














Paul Mann, şef
Hüseyin Sermet, piyano

Program
L. V. Beethoven Piyano Konçertosu No.3
P.I. Tchaikovsky Senfoni No.4




24 Aralık 2012, 20.00

Osmanlı'da Opera













Osmanlı’da Opera
Dr. Emre Aracı’nın hazırlayarak takdim ettiği bu açıklamalı konserde 19. yüzyıl İstanbul’unda opera sanatının itibarı ve tarihçesi Beyoğlu’ndaki Naum Tiyatrosu’nun sahnesinden geçen sanatçıların anılarından enteresan hikâyeler ve kesitlerle anlatılıyor. Padişah desteğiyle 1848’de Avrupa operalarını aratmayacak yeni binasında Verdi’nin Macbeth’iyle perdeleri açılan, Gustave Flaubert’in Lucia di Lammermoor’u izlediği, Donizetti Paşa’nın sanat danışmanı olduğu ve Callisto Guatelli´nin operalar sahneye koyduğu Naum Tiyatrosu, bu özel konserde, İstanbul Devlet Operası sanatçılarının katılımıyla, orijinal programlardan yola çıkılarak hazırlanan bir repertuvarla sanatseverlerle buluşacak. İstanbul´un opera geçmişini merak eden herkesin ve bilhassa konservatuar öğrencilerinin kaçırmaması gereken bir konser.




25 Aralık 2012, 20.00 Genel Prova
26 Aralık 2012, 20.00 Konser

İstanbul Devlet Opera ve
Balesi















İstanbul Devlet Opera ve Balesi

Program
L.V.Beethoven 9. Senfoni

Naci Özgüç, orkestra şefi
Kevork Tavityan, koro şefi

Tülay Uyar, soprano
Sitare Çelebi, mezzosoprano
Cenk Bıyık, tenor
Alp Köksal , bas

Aydın Karlıbel, korepetitör
Başak Taniş, kondüvit



Detaylı bilgi için http://www.fulyasanat.org/

13 Aralık 2012 Perşembe

İş Sanat - Aralık 2012


11 Aralık 2012, 20:00
Simone Kermes





L’Opera Stravaganta & Ivano Zanenghi & Simone Kermes
IVANO ZANENGHI yöneten, mandolin
SIMONE KERMES soprano

Program
A. Vivaldi 
Yaylılar ve Basso Continue için Konçerto, RV 157, Sol minör
G. F. Händel
“Furie terribili“ (Rinaldo Operası’ndan Armida’nın aryası)
“Se pietà di me non senti“ (Giulio Cesare Operası’ndan Cleopatra’nın aryası)
G. Ph. Telemann
Flüt, Yaylılar ve Basso Continue için Konçerto, Re Majör
G. F. Händel
“Scherza in mar la navicella“ (Lotario Opersı’ndan Adelaide’in aryası)
A. Vivaldi
Flüt, Yaylılar ve Basso Continue için Konçerto, RV 436, Sol Majör
“Tra le follie.. Siam navi all`onde algenti” (L’Olimpiade Operası’ndan Aminta’nın resitatif ve aryası)
Çello, Yaylılar ve Basso Continue için Konçerto, RV 419, La minör
“Gelido in ogni vena“ (Il Farnace Operası’ndan Farnace’nin ayası)
2 Mandolin, Yaylılar ve Basso Continue için Konçerto, RV 532, Sol Majör
“Agitata da due venti“ (Griselda Operası’ndan Costanza’nın aryası)


İtalyan dönem müziğinin günümüzün en önemli temsilcilerinden L’Opera Stravagante bu ay renkli bir programla İş Sanat sahnesinde! 2004 yılında İtalyan lavta icracısı ve sanat yönetmeni Ivano Zanenghi tarafından kurulan L’Opera Stravagante her biri dönem enstrümanlarıyla çalan seçkin bir grup müzisyenden oluşuyor. Zanenghi ile birlikte Deutsche Grammophon, Arts, ORF ve Sony Classical gibi seçkin plak şirketleri için çok sayıda eser kaydeden topluluk sayıları 5 ile 15 arasında değişebilen grup yapısıyla zengin barok ve erken klasik dönem repertuarını yorumlama esnekliğine sahip. Özellikle 17. ve 18. yüzyıl Venedik müziğine odaklanan ve barok tiyatro, dini ve dindışı müzikleri de dahil olmak üzere Antik müzikleri büyük bir keşfetme arzusu duyan L’Opera Stravagante bugüne kadar çok sayıda ünlü solistin yanı sıra pek çok kez eşlik ettiği, dramatik kolaretür rollerin uluslararası en çok aranan isimlerinden Alman Soprano Simone Kermes ile bir kez daha aynı sahneyi paylaşacak. Sahip olduğu olağanüstü ses aralığıyla sadece Handel ve Vivaldi gibi barok ustalarının virtüözite yapıtlarını değil, aynı zamanda Mozart, Haydn ve Beethoven’ın soprano ve konser aryalarını icra etmekte aynı derecede başarı sağlayan Kermes’in Felix-Mendelssohn Bartholdy Yarışması birinciliği ve 1996’da Leipzig’de gerçekleştirilen Uluslararası Johann Sebastian Bach Yarışması’nda Bach ödülü birinciliği bulunmakta. Bu barok ziyafetini sakın kaçırmayın.




13 Aralık 2012,20:00

Emre Engin








Milli Reasürans’ta Parlayan Yıldızlar

Emre Engin, keman
Gökhan Aybulus, piyanist

Program
J. S. Bach Solo Keman Sonatı, No. 2, BWV 1003, La minör
J. Brahms Keman ve Piyano için Sonat No. 3, Re minör
P.I. Çaykovski Valse Scherzo Op. 34
E. Chausson Poème Op. 25

Ülkemizin gururu genç yetenekleri gün ışığına çıkaran “Millî Reasürans’ta Parlayan Yıldızlar” serisi bu sezon Emre Engin ile açılıyor. Keman eğitimine 2001 yılında Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda başlayan Emre Engin ilk konserini CAKA (Cihat Aşkın ve Küçük Arkadaşları) projesi kapsamında İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda verdi. 2005-06 yıllarında CAKA Projesi kapsamında Cihat Aşkın ile yurt içinde yaptığı turnede J. S. Bach’ın İkili Konçertosu’nu ve
konservatuar orkestrasıyla bestecinin La minör Keman Konçertosu’nu başarıyla seslendiren genç kemancı 2007-2008 sezonunda Genç Kuşak Konser Solistleri haftasında Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası ile Sarasate’nin Carmen Fantezi adlı eserini yorumladı.
Millî Reasürans Konser Salonu
Maçka Caddesi No:35 Şişli - İstanbul





22 Aralık 2012, 20:00

Isabelle Faust








Virtuoso
Isabelle Faust & Alexander Rudin & Alexander Melnikov

Isabelle Faust
 keman
Alexander Melnikov piyano
Alexander Rudin çello

Program
R. Schumann Fantasiestücke, Op.88
L. van Beethoven Piyanolu Trio Op. 70 No. 2, Mi bemol Majör
B. Smetana Piyanolu Trio, Op.15, Sol minör


Bu üçlüye Dikkat! Virtouso kuşağı bu ikinci konserinde birbirinden muhteşem üç müzisyeni İş Sanat sahnesinde bir araya getiriyor. New York Times’ın “tutkulu, cesur ve elektrikli keman tonu müziğin saklı kalan lirik anlatımın üstünü açabilen, yatıştırıcı bir sıcaklığa ve tatlılığa sahip…” diye kendisinden bahsettiğiIsabelle Faust, 1993 Pagannini Yarışması’nı kazandıktan sonra Bartók, Szymanowski ve Janácek eserlerini yorumladığı ilk kaydıyla uluslararası dikkat çekti. Müzikte yeni deneyimleri ve keşifleri birincil odağı olarak benimseyen Faust’un, Bach Partitalar kaydı Diapason d’Or Arte ödülüne layık görülürken oda müziği repertuarına yeni yorumlar arayışıyla düzenli olarak bir araya geldiği piyanist Alexander Melnikov ile kaydettikleri komple Beethoven Sonatlar albümü de Choc de classica, German records Critics’ Ödülü, ECHO Klassik ve Gramophone Ödüllerine sahip oldu. Sviatoslav Richter’den büyük derece etkilenen ve Rahmaninof’un 1. Piyano Konçertosu’nu henüz 12 yaşındayken seslendiren Melnikov, 2010 çıkışlı Şostakoviç serisi kaydı ile enstrüman kategorisinde 2011 BBC Müzik Dergisi Ödülü, Choc de classica ve 2010 Deutsche Schallplattenkritik ödüllerinin sahibi. Sanatçının Faust’a ilave olarak sıklıkla biraya geldiği müzisyenlerin başında ise Alexander Rudingeliyor. Çok yönlülüğü ve aralarında Bach’ın Çello Süitleri ve Myaskovsky’nin Çello Konçertosu’nun da bulunduğu 30’dan fazla CD’si ile kendi jenerasyonun öne çıkan müzisyenlerinden biri olan Rudin, şef, çellist, eğitimci, araştırmacı ve orkestral aranjör olarak göz kamaştıran bir kariyer sürdürmekte 



26 Aralık 2012, 20:00
27 Aralık 2012, 20:00

Stella Grigorian








Yılbaşı Konseri : Strauss Gecesi
Strauss Festival Orchestra Vienna

Peter Guth şef
Stella Grigorian soprano
Sebastian Reinthaller tenor
Judith Wansch dansçı
Jürgen Wagner dansçı

Strauss ailesi, Joseph Lanner, Carl Michael Ziehrer’in muhteşem vals, polka ve marşları ve Franz Lehár, Imre Kálmán ve Robert Stolz’un Viyana operetlerinden en güzel arya ve düetler…

İş Sanat sizi yeni yılı Viyana’nın geleneksel ezgileriyle kutlamaya davet ediyor. Her yıl büyük beğeni toplayan TV konserleri, müzik festivallerindeki sayısız parlak performansları, CD kayıtları ve Amerika, Asya ve hemen hemen tüm Avrupa’da yankı uyandıran konserleriyle geleneksel Viyana müziğinin otantik yorumcusu olarak benimsenen Strauss Festival Orchestra Vienna yine muhteşem bir programla yılbaşı heyecanına ortak oluyor. Geleneğe bağlılığı ve günümüzün mükemmeliyetçilik anlayışıyla birleşen Viyana cazibesiyle tüm dünyada seyirciler ve kritikler tarafından coşkuyla alkışlanan topluluğu Johann Strauss geleneğine uygun bir şekilde elinde kemanıyla dünyaca ünlü Strauss spesiyalisti Peter Guth yönetiyor. Konserin solistleri ise 1998’de adım atığı profesyonel kariyerine Viyana Devlet Operası ile başlayan ve 2006’da Handel‘in Agrippina’sında Nerone rolüyle Frankfurt Operası’nda devam eden Gürcü mezzosoprano Stella Grigorian ve 2009’da Avusturya Cumhuriyeti’nin seçkin şarkıcılara verdiği onursal unvan olan Kammersänger’e layık görülen tenor Sebastian Reinthaller. Viyana’nın bu köklü ve seçkin senfonik topluluğuna katılan iki seçkin dansçının gösterisiyle daha da renklenecek bu iki özel geceyi sakın kaçırmayın. 

Detaylı bilgi için http://www.issanat.com.tr/tr/etkinlik/konser/